Ana sayfa Donanım Sabit Diskler Nasıl Üretiliyor?

Sabit Diskler Nasıl Üretiliyor?

150
0
PAYLAŞ

20 MB’lık ilk sabit diskimi hatırlıyorum, babamın külüstür arabası Buick kadar çatır çutur ses çıkarıyordu. 1988 yılında o sabit diski mezarına gömmüştüm. O zamanlar sadece 30 kB text dosyamı nasıl saklayacağımı düşünüyordum. Şimdi ise bütün bilgilerimi saklamak zorundayım.

Bir araba aldığınızda kaportasının altına bakarsınız. HDD’lerin hayatımızda işgal ettiği öneme bakınca, belkide HDD’lerin de altına bakmalıyız diye düşündüm. Piyasanın kapasite rekorları kıran firması (en son Caviar Green 2 TB barajını aşan ilk HDD idi) Western Digital’in Kalifornia’daki araştırma geliştirme tesislerini ilk defa ve sınırlama olmadan gezme şansı yakaladık. Burası 1950’lerin manyetik teknolojisinin, son on yılda nano ve kuantum teknolojisi ile tanıştığı yer.

Basın çalışanları pek temiz gezilere alışık değildir. Görünüşe göre, biz kontrolü zor bir ekibiz. Ekibimiz fabrika turuna hazırlanırken, fabrika çalışanları, oldukça disiplinli çalışıyor gözüküyorlardı. Eğer yanınızda bir de kamera getirdiyseniz ki bu çok nadir oluyor bu fabrikada, çalışanlar ve ledler size ne yapıp ne yapmamız gerektiğini söyler. Bu noktada Western Digital’in bize ne kadar cömert ve alışılmadık bir olanak sunduğunu bir kez daha anladım. İki gün San Jose ve Fremont’da konuk oldum, yanımda birkaç rehber ile hangi tesise girmek istersem bana özgürlük tanındı, özellikle girdiğim üç tesis çok gizliydi. Böyle bir gezi imkanı daha önce kimseye tanınmamış.

Resmin ortasında poz veren Heather Skinner, bizim baş basın sorumlumuz, kendisi dağları aşıp Tom’s Hardware’e bu gezi imkanını sunan kişi. Sağdaki Gary Wilson, fotoğraf ve grafik bölümünde. Oldukça yetenekli bir arkadaşımız ve geçmişte bize pek çok yardımları oldu. Soldaki adam? Öyle birini tanımıyorum.

Gary, birazdan göreceğiniz fotoğrafları çeken işinde uzman oldukça iyi bir fotoğrafçıdır. Öte yandan ben Canon PowerShot’ım ile dikkatimi çeken ne varsa resmini çekmeye çalıştım.

Temiz oda tesislerine girmek için yapılan ön hazırlıkları görüyorsunuz. Gördüğünüz yer soyunma odası. Diğer bir odada ise fırçalanma odası var. Ayağınızı makinenin içine koyuyorsunuz ve çalıştırıyorsunuz. Makinede iki büyük fırça var ve bu fırçalar sanki ayakkabınızı ayağınızdan çıkarmaya çalışıyor. Bütün gün bu aletlerle oynayabilirim.

Bu ayakkabı temizleyicileri fabrikada ilerleyebilmemiz için ilk adım. Sağdaki fotoğrafta, Ayakkabı temizleme makinesini kullandıktan sonra bile soyunma odasına girerken hala ne kadar ayakkabı izi bırakmışız görebilirsiniz. Gördüğünüz beyaz üçgen kağıtlar oldukça yapışkan. Sanki uçan bir halıda yürüyormuşsunuz hissi uyandırıyor. Birçok odaya girerken bu kağıtların olduğunu fark ediyoruz. Ayakkabınızı çıkarıp sterilize botlarınızı giydikten, selobantla her yerinizi kapladıktan sonra bile, bu kağıtların üstünden geçerken ne kadar çok kir bıraktığınızı fark ediyorsunuz. Görünüşe göre, insanoğlu düşündüğümüzden daha kirli. Gördüğüm işarete bakın. 14 botun temizlenmesi 600 dolara mal oluyor.

Fabrikaya girmek için giymeniz gereken elbiseleri ilk defa deniyorsanız, elbiseleri giymeniz yaklaşık 20 dakikanızı alıyor. Her yerde kayışlar şunlar bunlar… Ve, eğer bir şeyi yanlış yaparsanız, bir bakmışsınız giysiniz siz yürürken düşüyor. Kemerlerinizi sıkı sıkıya bağlamanızı öneririm.

 

 

 

 

Bu benim deli savaşçı görüntüm. Dikkat ederseniz, giydiğim maskenin stili daha önce gördüğünüz maskelerden farklı. Tahminim bu yeni maskelerde fonksiyonel farklılıklar var ama bu farklılıkların gerçek sebebi, her WD fabrikasının kendine özel bir maskesi olması. Bu giydiğim maske sadece San Jose’deki Manyetik Medya Operasyonları (MMO) tesislerinde kullanılıyor. Heather’ın giydiği koyu mavi maske sadece Fremont’taki ana yonga fabrikasında giyiliyor. Farklı her iş (işlemci mühendisleri, bakım elemanları) için farklı bir maske var. Böylece tahliye daha kolay oluyor ve işler çok daha kolay idare ediliyor. bilgisayarmuhendisleri.com

Bu maskelerin ne kadar ürkütücü olduğunu göstermek için elimi gösteriyorum. Kendimi fırında pişmiş, selobantla kaplanmış etli güveç gibi hissettim. Biliyorum, bu kulağa mantıklı gelmiyor fakat abartısız söylüyorum, kendi terim içinde pişiyordum. San Jose’un ortam ısısı 20.5 derece Fremont temiz odaları 18.3 derece, Malezya ise 22.2 derece, eğer benim gibi soğuk bir yerden geliyorsanız, size sauna gibi gelir burası.

Bu gezi turunu, size baştan sona doğru anlatmak isterdim ama problem şu ki hemen iş akışının başladığı yere atladım, burada her şey ring üstünde yürüyor. Mühendisler, bant üstünde yürüyen plakaları analiz ve test ediyorlar; son ayarlamaları yapıp diğer bir plakaya başlıyorlar. Benzer bir işlem, okuma ve yazma mekanizmasında robot kol tarafından yapılıyor.

Cam disklerin üzerinde en ufak bir partikül bile bırakılmaması ve mükemmel derecede düzgün yüzeye sahip olması gerekiyor. Böylesine temiz bir yüzey için her bir plaka yıkanıyor. Robot kol, her bir plakayı yavaşça alıyor ve fıçıya yerleştiriyor ve plakalar suya iyice batınca yavaşça geri çıkarıyor. Daha sonra plakalar kaldırılıyor ve öteki fıçıya koyuluyor.

Disk Plakaları oluştuktan sonra plakalar cilalanmak için bu odaya gönderiliyor. Bu pencerenin arkasında bu tesisin kalbi yatıyor, 16 tane püskürtme sistemi manyetik alanın nasıl depolanacağını kontrol ediyor. Sağ tarafta gördüğünüz, bel seviyesindeki istasyon kalıpları, püskürtme sistemine yerleştiriyor. Bu alanda pek çok eğlenceli tehlike uyarısı var. Voltaj riski, ezilme tehlikesi, ve benim en sevdiğim manyetik alanın ne kadar kuvvetli olduğunu hatta kalp pilinizi bile bozabileceğini anlatan uyarı. Ayrıca, bir köşede kırmızı ışıklı bir uyarı var: “DİKKAT, YANICI GAZ TESPİT EDİLDİ. Neyse ki burnumuz bile kanamadan oradan kaçmayı başardık.

Fotoğrafçılık merakımdan olsa gerek. Bu iki resmi farklı açılardan çektim. Ortada benim çektiğim resim biraz püskürtme sistemini dikizliyor. Gary’nin fotoğrafı ise solda profesyonel ekipmanın kalitesini ve berraklığını ortaya çıkarıyor.

Burası da püskürtme sisteminin arka tarafı. 16 makineyi yan yana sıralanmış, gördüğünüz gibi. Her bir makine, tortu temizleme sürecinin farklı bir evresini yerine getiriyor. Tortu temizle “tarifi” MMO tesisinde hesaplanıyor. Daha sonra “tarif” püskürtme sisteminin bir benzerinin bulunduğu Asya’daki tesislere gönderiliyor ve seri üretim başlıyor.

Bize nezaret eden mühendisin not defterinde; “Her dal bükülebilir” yazıyor. O kadar çok farklı ayar var ki sonsuz gibi geliyor size; sıcaklık, güç, birçok hazne ve birçok farklı element hepsi bir amaç için. Bir sonraki jenerasyona geçmek harcanan çaba ve denenen her yol, sınırsız gibi. Şunu yap, sonra şunu yap, bir sonraki nesil teknolojiye geçmek için böyle bir prosedür yok. Her küçük gelişme birçok hata ve tekrardan sonra burada ortaya çıkıyor.

Tabi ki WD , her yeni dizayn için tekerleği yeniden icat etmek zorunda değil. Tasarımın %99’u zaten keşfedilmiş durumda. Yapmanız gereken şey, o yüzde birlik kesimi yarınki teknoloji için geliştirmek. WD’in ürünlerini geliştirmek için sadece bir tek “gizli tarifi” olsaydı, oda bu tesislerde geliştirilen sihirli yüzde birlik kesim olurdu. İşte burası, gelecek altı ay ve iki yıl içinde satın alacağımız yığın bellek teknolojisinin geliştirildiği yer.

16 püskürtme makinesinin üstünde duran, iyi şanslar tılsımı. Bu tür idoller Asya’da oldukça yaygın. Japonya’da iyi şans getirmesi için Maneki Neko’nun şeklini verdikleri kedi figürleri çiziyorlar. Bu idollerden birini aldığınız zaman, göz irislerinden sadece birisinin çizildiğini fark edersiniz. İyi şans size uğrayınca öteki irisi çizerlermiş. Bizimle beraber tura katılan hiç kimse bu tılsımın ismini bilmiyordu ama tılsım, püskürtme makineleri oraya yerleştirildiğinden beri orada duruyor olmalı. Görüşüne göre, tılsım güzel bir iş çıkarıyor.

Sakın Kırmızı Düğmeye Basma!

Burada yanlış gidebilecek ne olabilir ki? Gözüm keskindir ama WD tesisleri saat gibi işliyor, bir sorun göremedim henüz, buna rağmen bu EMO düğmelerinin tüm tesis boyunca serpiştirildiğini görüyorsunuz. İlk başta, bu düğmenin makinelerin ve havalandırma sisteminin gürültülü sesini kesen bir şey olduğunu zannettim. Ama hayır, EMO “acil durdurma” düğmesiymiş. Tabi içimdeki çocuk, acaba bu büyük kırmızı düğmeye basarsam ne olur diye meraktan ölüyordu. Ama WD makinelerinin birkaç dakika durması bile binlerce dolarlık zarar demek.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here